Diktatör general askerleri ile yolda giderken askerlerden biri hapşırmış.Diktatör arkasını dönüp:’Kim hapşırdı demiş:’ Askerler korkudan bir şey söyleyememiş. Diktatör bunun üzerine birinci sırayı kurşuna dizmiş.Sonra yola devam etmişler biraz sonra yine bir hapşırık sesi gelmiş. Diktatör kim hapşırdı deyince yine korkudan kimse kimin hapşırdıgını soyleyememiş.Bunun uzerine diktator ikinci sırayı kursuna dizmiş.Biraz sonra yine birisi hapşırmış.Diktatör arkasını donup sormus kim hapşırdı diye. Bi asker ben hapşırdım demiş .Diktatör general askere dönüp:Çok yaşa demiş.
Bir savas gemisi karanlik ve sisli bir gecede yol aliyormus. Derken kaptan koskundeki komutan tam karsida ve uzakta uzerlerine dogru gelen bir isik farketmis. Hemen karsi tarafa sinyal gondererek su mesaji gecmis:-’Derhal rotanizi 30 derece doguya cevirriniz’Karsindan aninda cevap gelmis: ‘Sen rotani 30 derece batiya cevir!’ Komutan sasirmis, biraz da sinirlenmis, mesaji tekrarlamis:-’Rotani derhal 30 derece doguya cevir, emrediyorum!’Karsidan cevap:-’Asil sen rotani 30 derece batiya cevirreceksin!’Komutan ofkeden kuplere binmis, bir mesaj daha yollamis-’Ben 30 yillik kaptanim, sana son kez emrediyorum, rotani 30 derece batiya cevir!’Cevap:-’Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotani 30 derece doguya cevir’Komutan, o kadar sinirlenmis ki, hemen murettebata butun toplari atese hazir hale getirmelerini emretmis ve son kez bir mesaj gondermis:-’Burasi bir savas gemisi, derhal rotanii 30 derece batiya cevirmezsen atese baslayacagiz’Karsidan cevap gelmis: -’Burasi da bir deniz feneri.. Sen rotani bir an once 30 derece doguya cevirmezsen birazdan kayalara carpacaksin’
Üç Amerikan askeri Iraklı bir amcanın bakkalına girerler alış veriş yaparken
‘kahrolsun Amerika’diye ses duyarlar. Etrafa bakınırlar ve sesin bir
papağandan geldiğini görürler.
Bunun uzerine Iraklı bakkal amcaya ‘bu papağanı buradan yok et yarın
geldiğimizde görürsek seni mahvederiz’derler.
Askerler gittikten sonra bakkal amca kara kara düşünmeye başlar çünkü
papağan kuşunu çok sevmektedir. Derken aklına cami imamlarının papağanı
gelir. Hemen imamın yanına koşar başından geçenleri anlatır ve ‘Hocam eğer
sakıncası yoksa papağanları değişelim’der Hoca kabul eder ve değişim
gerçekleşir. Ertesi gün işgalci Amerikan askerleri gelir, papağanı görürler
ve kızarak :’biz sana bunu yok edeceksin demedikmi? ‘
Amca bu papağan o değil desede inandıramaz.
Sivri zekalı askerin biri ben şimdi anlarım bunun dünkü papağan olup
olmadığını der ve papağanın tekrarlamasını umarak bağırır:
‘Kahrosun Amerika!!
ses çıkmyınca bakkal amca dahil hep birlikte bağırmalarını söyler:
-Kahrolsun Amerika!
(ses yok)
-Kahrolsun Amerika!
(ses yok)
-Kahrolsun Amerika!
papağan dile gelir
-Amin evlatlarım…..)))
beşiktas baskanı yıldırım demirören bigün bi berbere gider.berberde bi güzel traş olur tam çıkacakken elini cebine atar o sırada berber aman efendim siz besiktaşın koskoca başkanısınız sizden para almam der.bunun üzerine yıldırım demirören ertesi gün berbere hediye olarak tüm futbolcularının birer üniformasını gönderir.
sonra fenerbahçeden aziz yıldırım bu berbere gider tabiki aynı muamele.bi güzel trasını olur çayını içer tam çıkacakken elini cebine atar ama nafile berber yine parayı almaz.bunun üzerine ertesi gün aziz bey hediye olarak bir yıllık kombine biletini hediye olarak berbere yollar.
bu seferde özhan canaydın bu berbere gider trasını olur çıkarken tabiki bizim berber yine para almaz.siz ki avrupa fatihi cimbomunun baskanısınız efendim sizden para almak olur mu der.bunun üzerine ertesi sabah bi bakarki dükkanın önünde cimbomlu yöneticilerin hepsi kuyruğa geçmis…..beleş ya…)
BJK-LİVERPOOL MAÇINDAN SONRA İNTERNETTEKİ ESPRİLER:
• Çarşı 8-0′a da karşı!
• Her yıl 6 kasımın Galatasaray (FB: 6 GS :0 ) ile birlikte kutlanması çalışmaları başlatılacaktır.(maç günü tam 6 kasıma denk geldi)
• Beşiktaşın ismi Sekiztaş olarak değiştirilecektir: ‘5iktaş out, 8taş in!’
• 8-0′lık skorlar kulağa garip gelmesin diye kalan tüm Avrupa maçlarına da PAF takım değil hentbol takımı çıkarılacaktır.
• Liverpool maçında oynayan futbolcuların Avrupaya çıkışı ikinci bir emre kadar yasaklanmıştır.
• Pancu ve Bobo nun kaleci olması kararlaştırılmıştır. (Hangisi as hengisi yedek yönetim kurulu toplantısı sonrası açıklanacaktır.)
• Bu arada şampiyonlar liginde 8 gol yiyerek rekor kırılması sebebiyle kulüp binasında tören yapılması bu goleri yiyerek rekora katkı yapan futbolculara şilt ve beratlarının verilmesi kararlaştırılmıştır.
• Maç esnasında kullanılmak üzere Yıldırım Demirören’e de hakemlerde kullanılan telsiz verilmiş olup kendisi tarafından beğenilmeyen pozisyonlara maç içinde anında müdahale hakkı tanınmıştır. Maç Demirören istediği an durdurularak istediği yerden yeniden başlanacaktır.
• Bu maçla ilgili maçtan önce “Beşiktaş Marsilya taktiğiyle oynayacak” diye okumuştum bi yerlerde.. Marsilya tekzip talebinde bulunmuş mudur o gazeteden?
Hakim sanığa sormuş:
-Uluslararası kaçakçılık suçu ile suçlanıyorsun. Tüm deliller aleyhine. Söyleyecek bir şeyin var mı?
Sanık boynunu bükmüş ve,
-Aman hakim bey, demiş.. Ben Fenerbahçeliyim. Uluslararası ne gibi bir faaliyetim olabilir ki?
Beşiktaş ekibi maç saatine yakın stada girerler.. stada takımdan ayrı gelen Sergen, takımın motivasonunun çok düşük olduğunu görür, suratlar asıktır,
- Ne oldu neden yüzünüz gülmüyor
diye sorar.
Takım arkadaşlarından biri,
- Ne olsun böyle bir takımla oynamak zorunda kaldığımız için
canımız sıkkın,
der..
Bunun üzerine Sergen:
- Pekala çocuklar, hadi siz gidin kadıköy’ü gezin, ben tek başıma
sahaya çıkar oynarım,
der..
Ve takım çocuklar gibi sevinerek stattan çıkıp Kadıköyü gezmeye giderler.. Maç başladıktan 10 dk sonra Beşiktaş takımı stada döner, skor; Beşiktaş 1 - Fenerbahçe 0.. e tabi bu durumda daha da bir keyiflenirler ve tekrar dışarı çıkar gezmeye başlarlar..
Maç bittikten sonra stada döndüklerinde, maçın 1-1 bittiğini görürler, FB
adına Ortega, 85. dakikada bir gol atmıştır.. Takım arkadaşları hemen
Sergen’e koşarlar ve onu coşkuyla tebrik ederler..
Ama Sergen üzgündür.
- Özür dilerim arkadaşlar, sizi mahçup ettim,
der.
- Olur mu öyle şey,
der Beşiktaş takımı,
- Sen koskoca bir takımla tek başına oynayıp yenilmedin, daha ne olsun..
- Ama,
der Sergen, 12. dakikada kırmızı kart görmüş olmam gerçekten benim
için utanç vericiydi.
Padişahın birgün canı sıkılır vezirine küfretmek istediğini söyler.
Vezirde Nam-ı Kemal adında birini tanıdığını ve çok küfürbaz olduğunu anlatır. Padişah Nam-ı Kemal’i çok merak etmişti.
Vezirine emir vererek Nam-ı Kemal’i çağırır.
Nam-ı Kemal geldikten sonra Padişah :
- Çıkma yemiş ağacına koparma dalını malını
Nam-ı Kemal hemen :
- Düşersen aşağı görürsün ananın *mını.
Padişah bu küfür karşısında çok sinirlenir ve Nam-ı Kemal’i zindana atar. Aradan birsüre geçtikten sonra Padişahın canı tekrar sıkılır.
Vezirine Nam-ı Kemal’i çağırmasını ve Divanı topladıktan sonra Nam-ı Kemal’in küfür edemeyeceğini söyler.
Nam-ı Kemal gelir. Padişah :
- Gittim karadenize tuttum bir alabalık.
Namık Kemal :
- *ikerdim ananı ama etraf kalabalık.
atematik: Oğlum, senin o kafanı 5`e böler, y=3×4 bağlantısına göre vücudunu eklemlere ayırırım.
Biyoloji: Çocuğum senin DNA yapını bozar,hücrelerindeki mitokondrileri yok ederek enerjisiz bırakırım, terliksi hayvana dönersin ona göre.
Tarih: Bana bakın! Deli İbrahim`in torunları, sizi Ankara Savaşı`ndan çıkmış Beyazıt`a çeviririm. Hüdavendigar sizi kurtaramaz, bilmiş olasınız.
Resim: Çenesi fazla düşeni tahtaya kaldırır, modellik yaptırırım.
Coğrafya: Oğlum, yörüngeden çıkma! Yoksa seni enlem ve boylamlarına ayırır, 26-45 doğu meridyenine sürer ve akabinde 6,5 şiddetinde bir şamar patlatırım kafanda oluşacak fay hattından sen sorumlusun.
Edebiyat: Hiç mübalağa etmiyorum. Seni edebi bir parça olarak parçalar, bir güzel gazelini okurum.
Kimya: Bakın! Kafamı bozmayın! Sizi atomlarınıza ayırır, oksijen yerine sözlüde iyot yuttururum. Hasan 2 Salak Osman 4`e dönersiniz.
Beden Eğitimi: Bak nasıl konuşuyor hala! Bakın şimdi size kulağı amuda kalkmış öğrenci göstereceğim.
Müzik: Biraz daha konuşmaya devam ederseniz, saz sapıyla hepinizin ensürümantal olarak notalarını çıkarır, solfejik beraber ve solo vuruşlarınızı da…haa! Bakın o zaman nasıl miskin kuzulara dönüyorsunuz